Diş ile Zaferim!

Diş ağrısı nasıl olur, nereye vurur, psikolojik tepkileri nelerdir ve uyku düzeni nasıl olur gibi hiç anlatmaya gerek yok sanırım iyi bilirler. Diş ağrısı çekenlerden biri bendim..

Şahsen küçüklüğümde ve halen devam etmekte olan bir vazgeçilmezim var benim çikulata. Diş fırçaladıktan sonra veya fırçalamamaktan sonra, yatakta çikulata yiyerek yatan benim. Her türk kahvesi yanında çikulata yiyen benim. Bu konuyu yazarken, aklıma geldi diye, dolaptan çikulatayı çıkarıp yiyip gelen yine benim..

Gelelim asıl konuya. Sağ arka taraflardan bir dişim çürüktü. İlaçlar içe içe, aylardır doktora gitmiyordum. Diş ağrısını kesiyordu ilaçlar ama, çözüm değildi. Hep ilaç hep ilaç nereye kadar. Diş hekimlerinin orda olan makinalar adete bir işkence aleti gibi, gözlerimde canlanıyordu. Kaç defa randevü aldım, aldım ama giden kim.

Bu içimde olan savaşa demek yerine, diş ağrısı beynime beynime vuran ağrı vurmasın lan artık dedim. Gittim doktora diş ağrısı olduğunu doktora belirttim, çok çikulata yiyordum ama artık çikulata yiyemiyorum, bak şu dişimin çaresine dedim. Bakalım dedi ve işkence başladı.

Ne kadar delikanlı, gözümüzün gördüğünden korkmasakta.. bu durum başka arkadaş 🙂 Bir güzel inceledi ve zamanın varsa başlayayım dedi. Halen ağızım uyuşuk. Ee devam etsene? Başladımı tedavi, ne yaptı doktor? devam etsene dersen.. La bi kak git, iğneyi ağzımda hissettim sonrasını hatırlamıyorum, bayıldım derim 🙂

Dişlerime dolgu yaptı ve ağrı kesici yazdı. Diş ile aramda geçen savaşı kazandım işin özeti ama, küçüklüğümden beri düzenli olarak diş fırçalama işini ciddiye alsaydık tabi şimdi uğraşmazdık işin gerçeği. Bu diş ağrısı bana ders oldu ve diş sağlığıma artık özen göstermeye, dişlerimi düzenli olarak fırçalamaya karar verdim. Diyorum ki; kim bu yazımı okuyorsa aynı kararı almasını öneriyorum. Beni dinlemezsen git doktoru dinle.. 🙂

Bir Cevap Yazın